Yüksel Aydın-Hikmet Erbilgin diyaloğu sürüyor
MHP MYK Üyesi Yüksel Aydın ile CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin arasındaki açıklama trafiği sürüyor. Aydın, Erbilgin'i istifaya davet etti.
MHP MYK Üyesi Yüksel Aydın dün MHP İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyerek, CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin’in ifadelerine cevap verdi. Yüksel Aydın, bir haber sitesinde yer alan haberdeki “EMEP Afyon İl Başkanı Hikmet Erbilgin” ibaresini göstererek, görevinden istifa etmeye çağırdı.
Yüksel Aydın, ilçe kongrelerine değinerek başladığı açıklamasında; “Kastamonu’da ilçe kongrelerimizi ve merkez ilçe kongrelerimizi tamamladık. Bir seçim süreci geçirdik. Türkiye için çok önemliydi. Kongrelerimizde bunu ifade ettik. Cumhur İttifakı’nı başarıya götüren vatandaşlarımıza teşekkür ettik. Kongrelerimizdeki karşımızdaki grubu vatandaşlarımıza anlattık. Vatandaşlarımıza hem süreci anlattık, bizim ‘Zillet İttifakı’ dediğimiz güruhu anlattık. Çünkü her şey o kadar aleniydi ki, kimse saklamadan, gizlemeden, kendi hedeflerine ulaşabilmek için, kendi ideallerini gerçekleştirebilmek için her şeyi mubah gören, bir ittifak ile karşı karşıya kaldığımızı vatandaşımıza ifade ettik. Türkiye son seçimlerde demokrasiyi zirvede yaşadı. İlk turda Cumhur İttifakı Meclis çoğunluğunu elde etti, 2’nci turda da Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimizin feraseti ile Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Bunun önemini kongre sürecinde paylaştık. Muhalefetin seçim bitti, biteli Türkiye gibi bir derdi var mı? Dünde yoktu, bunu anlatmaya çalıştık. Bunlar kendi akılları ile hareket etmiyor, emir aldıkları yerler var. İplerinin bağlı yerler var. Çünkü küresel çete Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne öyle bir abanmış ki… Ülkelerin yüzyılları çok önemlidir. Yüzyılda devletlerin ya çöküş süreci başlıyor ya da yükselmeleri devam ediyor. Biz bunun önemini ifade edebilmek adına MHP olarak 2,5 yıl önce başladık çalışmalarımıza. Adamlar HDP ile ittifak halindeler. HDP kim? Terör örgütünün alt ağızı. Sözüm ona siyasi parti. Pennsylvania’daki iblisin Türkiye’deki temsilcileri ile ittifak halindeler. Sanki 15 Temmuz’u hiç yaşamadık. Biz bunu vatandaşımıza anlatmak zorundaydık. Kongrelerde bunu ifade etmeye çalıştık. Bunlarla ittifak yapan kim? CHP, bizim artıklarımız, AK Parti’nin artıkları ve diğer marjinaller. Bunu anlatmaya çalıştık. Vatandaşımız oyunu kullandı tamam ve suçu kendimize aldık. Demek ki biz düzgün anlatamamışız, yeterince anlatamadık. Çünkü evladını şehit edenle ittifak yapan bir iradeye Türk Milleti’nin hiçbir ferdi oy vermez, vermemeli. Jeopolitik konumumuz o kadar önemli ki, biz bu mücadeleyi hiçbir zaman bırakmayacağız. Bunları anlatırken, Kastamonu özelinde de konuştuk. Kastamonu’da hiçbirimizin beklemediği bir sonuçla karşı karşıya kaldık. Evladını şehit edene Kastamonu insanının oy verebileceğini düşünebiliyor musunuz? Maalesef bu gerçekleşti. Burada da biz kabahati kendimize aldık. Demek ki anlatamadık. Vatandaşımız oyunu vermiş, başımız gözümüz üzerine. Fakat bu tahlil edilmeli. Hele hele CHP’nin başındaki malum zat var iken, bu oy bu partiye verilmemeli. Gerçek CHP’li ile bizim hiçbir sıkıntımız yok. Ne zaman kaset kumpası ile CHP Genel Başkanı değiştirildi, CHP’de bir haller olmaya başladı. CHP kurucu irade olan Atatürk’ü, işin dışında bırakmaya başladı, Atatürk’ün adı anılmamaya başladı. Atatürk olmasaydı, bu ülkenin geleceğini tahmin bile edemiyoruz” dedi.
“BEN ALTINI DOLDURAMAYACAĞIM HİÇBİR CÜMLEYİ KURMAM”
Hikmet Erbilgin ile ilgili söylemlerinin yeni olmadığını vurgulayan Aydın; “Geçmişte ben buna ‘haşerat’ demişim. 5 yıl önce söylemişim. Geçmişimizi hiçbir zaman saklamadık. Her şeyimiz arşivde durur. Beni tahrik edebileceğini sandı. Ben siyaset yapıyorum. Ben altını dolduramayacağım hiçbir cümleyi kurmam. Ben bir adama örgütçü diyorsam, örgütçüdür. Açıklamayı yaptığında ben il dışındaydım. Kendisini aradım, ifadelerinin yanlış olduğunu söyledim. Hiç kimseyi de rencide etmem. Benim bu arkadaşla siyaset dışında hiçbir beraberliğim olmaz. Yan yana oturup, çay bile içmem. Bu son 3,5 senedir bir cesaretlendi. İl Başkanlığımız sona erdikten sonra, Genel Başkanımız bizi MYK üyeliğiyle onurlandırdı. Değil 100’üncü yedek, 400’üncü yedek bile olsam, bizim için liderimizin yönetiminde bulunmak, bizim için onurların en büyüğüdür. Bizi bununla rencide edeceğini düşünüyorsan, o bizim için altın madalya. Bizim il başkanımız Emin bey naif ve kaliteli bir insan… Çok fazla konuşmayan. Fakat Kastamonu siyasetini de konuşmaya alıştırdık. 2’de bir belediye dalıyor, Belediye Başkanı da işini mi yapacak bununla mı uğraşacak? Bu, kendini bir nimetten zannetti. Ama konuştu 3,5 sene. Konuştuklarının bir anlamı olsa anlayacağım. Bizim toplum da bazen ciddiye alıyor. Son yaptığı paylaşımdan sonra; kişisel olarak ciddiye almıyorum ama aslı astarı olmayan mevzular. ‘Mafya diyorsun’ biz şahsiyetli karakterli siyaset yapıyoruz. Belki sesimiz yüksek çıkıyor… Ülkücüden mafya, mafyadan ülkücü olmaz. Hala konuşuyor. Kasetçi diyor. Bunu da defalarca anlattım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin nasıl teslim alındığını biliyorsunuz. Milliyetçi Hareket Partisi bu memleketin sigortası, bunu söylerken şaka yapmıyoruz. Bu memlekette tek ülkücü kalıncaya kadar, kimse teslim alamaz. Küresel çetede biliyor. MHP’yi bir şekilde siyasi arenadan çekip almaya çalışıyor. Dönem itibariyle her dönem farklı figüranlar kullanılıyor. 12 Eylül MHP’yi telef etmiştir. MHP o girdaptan çıkıp, mücadelesine devam etmiştir. Her dönemi farklı argümanlarla MHP’yi saf dışı edebilmek için mücadele verdiler. Bizi bölmeye çalıştılar. Hanımefendiyle başardılar. Pişman olan arkadaşlarımız geri geliyor. Arkadaşlarımızı bizde davet ediyoruz. 2010 yılında MHP yapılan kaset operasyonunda biz de nasibimizi aldık. Ben o dönem İstanbul İl Başkanlığına vekalet ediyorum. İstanbul’u teslim almadan Milliyetçi Hareket Partisi’ni teslim almak mümkün değil. Dolayısıyla bana da ufaktan değdiler. Kasetleri yapan benmişim gibi… Ben geçmişi silmedim, Google’a girin görüyorsunuz. Cemaat gazetelerinde var. Bir ay sonra hiçbir suç unsuruna rastlanamadı. O zaman özel yetkili savcılar şafak baskınları… O baskını yapan savcıda cezaevinde. Dolayısıyla operasyon oldu. Onu da ağzında sakız ediyor. Ondan bir şey çıkmaz diye ben sana söyledim. Bu benim için altın bir madalyadır. Çünkü adamlar bizi ciddiye alıyor ki; bizi de saf dışı bırakmak istiyorlar” şeklinde konuştu.
“MARKETTEN ALDIĞIN ÇİKOLATAYI BİLE BİLİYORUM”
Açıklamalarına devam eden Aydın; “Bu arkadaşlar, bu zaman diliminde Cumhuriyet Halk Partisi’ne sızdılar. Bunların tek dostu Türk düşmanları. Bu adam normal bir adam değil. Bu adam, CHP’ye sızmış. Farklı yerlerden beslenen, bizim Cumhuriyet Halk Partililerimizi egale etmiş, milletvekilliğiyle beraber partiyi teslim almış… Senin feriştahının çapı yetmez bana o cümleleri kurmaya. Yalan ve iftira. Öbürünü dillendirmiyorum bile, topluma ayıp olur. Onu dillendirsem sana da torbacı demem lazım. Tamam mı? Sana da torbacı Hikmet demem lazım. Bugün ifade edeceklerim, bildiklerimin 10’da biri. Daha da fazla asabımı bozarsa, onu; isim de vereceğim. Sayın Erbilgin, Hasan Koçak… En son 2014’te EMEP’in İl Başkanı, oturduk sohbet ettik anlattı. Senin üniversite yıllarında marketten aldığın çikolatayı bile biliyorum ona göre. Bize söz ederken, altı dolu olsun” ifadelerini kullandı.
“BİR TANE TERÖRİST OLMAYAN PAYLAŞIMI YOK”
Hikmet Erbilgin’in sosyal medya paylaşımlarına değinerek; “Bunun sosyal medyasında paylaşımlar var. ‘Ülkenin yarısına tecavüzün, hırsızlığın ve pedafolinin kötü bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bundan büyük cehennem yok.’ Yani ülkenin yarısını Cumhur İttifakı’na oy verenleri neyle suçluyor. Tecavüzcü diyor, hırsız diyor. Pedafoli diyor. 18 Kasım 2016’da paylaşmış. Şimdi seni Kastamonu halkının vicdanına havale ediyorum diyor ya; daha neler göstereceğim size. Bunlar Hikmet Erbilgin’in ifadeleri. Ahmet Şık; Sayın Cumhurbaşkanı, terörist ilan edilen bir vatandaş. Daha önce HDP’nin milletvekili, şimdi TİP’ten seçilen milletvekili. Türk düşmanı. Dışarıdakilerle irtibatta olan bir vatandaş. 30 Aralık 2016… ‘Nereden baksan tutarsızlık’ diyor. Kim diyor Hikmet diyor. ‘Nereden baksan ahmakça’ diyor. Türk milletine ve devletin düşman olan Ahmet Şık tutuklandı. ‘Ahmet Şık gazetecidir, Ahmet Şık candır’ diyor. Candır dediği adam terörist. Daha bunlar 10’da biri. Sadece Kastamonu halkına ifade edebileceğim paylaşımlar. Murathan Mungan’a övgüler. 1 Mayıs’ta paylaştığına bakın. Bunun çözümlemesini siz yapın. Kumar sitesini geliyor buradan yayınlıyor. Diploma ile ilgili bir paylaşım var. Özür dileyerek okuyacağım ama Barış Saygın diye arkadaşı… Bu da beğenmiş. Hikmet ‘Benim okul arkadaşımın diploması gerçektir. Hatta benim ev arkadaşım Bilo’yla ortak sopaları var. Üzerinde Bilo kalp işareti Hikmet yazardı.’ Aşağısını okumuyorum… Dillendirmek istemiyorum. Senin Allah’ın kitabın yok mu? Bu sözün şakası mı olur? İki arkadaş sopaya kalp koymuşlar, burada ifadesi var… Ondan sonra Kastamonu’nun gençleri diyor. Metin Göktepe olayı var. 1990-2001 yılları arasında sözüm ona gazeteci, terörist, bir sürü şeyi var. Metin Göktepe, bir polis baskınında öldürülüyor. ‘Ahmet Şık, Metin Göktepe’nin arkadaşıdır. Onlar baş eğmez.’ Baş eğmeyecek olanlar kim ey Kastamonu? Bu devlete baş kaldırmış, devletin jandarmasını, polisini şehit edenler mi baş eğmeyecek? Bunu da maharetmiş gibi yazan çizen vatandaştır Cumhuriyet Halk Partisi’nin İl Başkanı. Akademisyenler var ya, yayın yapmışlardı Apo’nun özgürlüğü için, bunu da destekliyor. Ey Kastamonu, ‘Akademisyenlerin yanındayım’ diyor. Nuriye Gülmen, DHKPC’li, Gazeteci sıfatıyla yazan çizen birisi. ‘Nuriye Gülmen tahliye edildi. Nuriye Gülmen onurdur’ diyor… Bunu söyleyen şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’nin İl Başkanı. Sizi nasıl bir adamın yönettiğini siz bilmiyor musunuz? Bu söylediklerim, bildiklerimin 10’da biri. Gezi ne Gezi? Gezi, Türkiye’yi teslim almanın bir provasıydı. ‘Hepimiz gezideydik’ diyor. ‘Birlikte gelecek düşündük’ diyor. CHP’nin Kastamonu’daki il başkanı bu. Che Guevara… Baskıcı rejim özlemi olan, bak ne yazmış? ‘Herkes, düşlerinin büyüklüğü kadar özgürdür.’ Girin sosyal medyasına; sadece 26 Ağustos, 10 Kasım haricinde Mustafa Kemal Atatürk isminin M’sini, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Paşa’nın G’sini bulabilirseniz, ne derseniz vereceğim size. Atatürk’ün kurduğu partinin il başkanı olacaksınız, ağzınıza almayacaksınız. Bizim her sözümüzde Atatürk vardır. Kurucu iradeye olan saygımızı her alanda ifade ederiz. Yaptığı basın toplantılarına bir bakın. Taylan Özgür… Sen cezaevinden kaçacaksın, jandarmaya kurşun sıkacaksın. Jandarma seni vurmayacak… Taylan Özgür’ü hiç unutmamış, bir tane terörist olmayan paylaşımı yok. Sildim zannetmiş. Senin daha silmediğin neler var neler. Bana de ki; ‘Şu yazdıklarımın arkasındayım.’ Bunu söyle. Ben de Kastamonu insanına gösteriyorum. Adam bu. Bir tane Türkiye’nin dostu olan bir arkadaşı olmaz mı adamın ya? Bizim tarihimizde hiç mi öveceğimiz isim yok? Ama adam kendi siyasi partisinin kurucusunu anmıyor” diyerek Hikmet Erbilgin’in diğer paylaşımlarını da gösterdi.
“HANİ YAPMADIM DİYORDUN İL BAŞKANLIĞINI?”
EMEP İl Başkanlığı tartışmasına değinerek sözlerine devam eden Yüksel Aydın; “Şimdi gelelim mevzuya. Ne dedi? ‘Eğer benim EMEP İl Başkanlığı yaptığımı ispatlarsan istifa ederim’ dedi. ‘Bırakırım’ dedi. Belki de Kastamonu için hayırlı bir iş olacak. Az önce dedim ya; Metin Göktepe… Metin Göktepe’nin davası İstanbul’dan Afyon’a alınıyor güvenlik sebebiyle. Bu arkadaş dönemin EMEP İl Başkanı Sayın Hikmet Erbilgin. Bu Evrensel Gazetesi’nin haberi. O haberde ‘Duruşmaya EMEP Afyon İl Başkanı Hikmet Erbilgin de katıldı’ diye yazıyor. Bunu teyit eden bir şey daha göstereceğim size. Ne yapacağız şimdi Hikmet Efendi? Hani yapmadım diyordun il başkanlığını? Bırakır gider mi bilmem orasını. Teyit için. EMEP İl Başkanlığından paylaşım. Yanındaki sosyal medya konuşması kendisine ait. Birisi soruyor ‘Hikmet’im sen misin o aslan parçası’ ‘Evet benim’ diyor. ‘EMEP İl Başkanlığımı’ diyor. ‘Evet’ diyor. Şimdi iki delikanlı var. Hasan beyle Hikmet Erbilgin… Altına yazmışlar; ‘Ben bu iki delikanlıyı bir yerlerden hatırlıyorum. Afyon sokaklarındaki mücadelelerinden, AKÜ’deki öğrenci önderliğinden, Metin Göktepe davasındaki kararlılıklarından, Afyon’un onların mücadele ruhunu, dirençli kararlı tutumlarını hiç unutmadık’ diyor. Enteresan bir şey” dedi.
“BASTIBACAK KÖTÜ BİR ŞEY DEĞİL”
CHP Milletvekili Hasan Baltacı ile ilgili söylemine de değinen Aydın; “Sayın Baltacı Milletvekili oldu. ‘Bastıbacak’ dedim. Bastıbacak kötü bir şey değil. Türk Dil Kurumu’nu söylüyorlar bana baktım. Çok hareketli, boyunun kısa olmasını ifade eden bir şey. Bastıbacak hakaret falan değil. Adam hakikaten her yerde bulunuyor. Örgütçülüğün getirdiği bir şey. Ondan bir tepki yok. Akıllı adam. Onun için onunla ilgili konulara girmedim. ‘26 yıldır diyor omuz omuza’ diyor fotoğrafta. Önlerinde bir içecek var. Hiçbir mahsuru yok. O işlere girmem ben. Ama şöyle bir cümle kurduğu için Hasan beyi işin dışında tutarak söylüyorum. Altına da yazmış adam ‘köpek öldüren mi?’ diyor” ifadelerini kullandı.
“SEN CHP’DE UYUYAN HÜCRE FALAN MISIN?”
Yüksel Aydın umre ziyareti ile ilgili Hikmet Erbilgin’in söylemlerine değinerek; “Bana diyor ki; ‘Geçmişini affettirmek için Umre ziyareti falan’ diyor. Biz, inanmış bir Müslümanız. Cenab-ı Allah’a yalvarırız. Hata yaptıysak affet bizi deriz. Günahlarımızdan arınmak için başvuracağımız tek yer orası. Orada da saçma salak konuşuyor. Gitsene sende? Yüz sürsene oraya. Neyini reklam etmişim? Şimdi biz günahlarımızdan arınmak için evet, Cenab-ı Allah’a başvuruyoruz. Sana mı soracağız? Diyanet İşleri Başkanlığı seni Kastamonu’ya ikinci bir atama mı yaptı? Fetva Dairesi Başkanı falan mısınız? Zaten haddini çoktan aştın. Sana tavsiyem, beni fazla uğraştırma. Eğer sözünde duracaksan, EMEP İl Başkanısın. Ne mahsuru var, yapabilirsin. Nasıl sızdınız siz? Sen CHP’de uyuyan hücre falan mısın? Her taşın altından sen çıkıyorsun. CHP bunu nasıl kabul ediyor? Gidiyorsun makamın şeyiyle bize laf söylüyorsun. Ben seni uyarıyorum. ‘İstifa edeceğim’ demişsin, sen demişsin. Ben demedim sana. ‘EMEP’in İl Başkanlığını yaptıysam istifa edeceğim’ demişsin. Aha da yaptın. Bu arkadaşın durumu bu. Milliyetçi Hareket Partisi’nin ismini bir daha ağzına alma. Tavsiye ediyorum. Senin ağzınla söylüyorum. Yedek MYK üyesi olarak sana tavsiyem. Sözünü tut, mümkünse; kanunlar müsaade ediyorsa, EMEP’in Kastamonu İl Başkanı ol, oradan konuş benimle. Ne oluyor bir gör. Ben ona telefonda da söyledim. Herkesin çoluğu çocuğu var. Ben sana örgütçü diyorsam örgütçüsün. Bizi zorlama, hele beni hiç zorlama. Tehdit değil bu. Daha buraya onlarca not aldım, girmiyorum bu konulara” şeklinde konuştu.
"BÖLÜCÜLÜK RUHUNDA VAR”
Yüksel Aydın son olarak; “Adam konuya başlarken; ‘Değerli Vezirköprülüler, Değerli Çorumlular’ diyor. Bölücülük ruhunda var. Sen benim Ülkü Ocakları başkanımın adını nasıl ağzına alıyorsun. Kendinle nasıl aynı kefeye koyuyorsun. Kastamonu’nun evladıdır. Bizim dışarıdan geldi diye insanlara bir şeyimiz yok. Bizim Kahramanmaraşlı Belediye Başkanımız var. Bizim sadece itirazımız, senin gibi adamlara. Vezirköprülüler, Kastamonu’nun yıllar yılı ekmeğini aşını yiyen, devletine el kaldırmayan, askeri şehit olduğu zaman gözyaşı döken, şehitler ölmez vatan bölünmez diyen insanlardır. Lafa oradan giriyor. Şeytan ya, örgütçü ya… Gene sabırlı Ülkü Ocakları Başkanı. Senin halin bu. Dilimin ucuna geliyor geliyor söylemeyeceğim ama fotoğrafı çektirir kendisi uğraşsın. Kendisi de beğenmiş. Arkadaşı sizi şöyle zannettim diyor, o da like atıyor. Güya espri. Öyle esprimi olur? Sonra ‘Kastamonu gençliği’ diyor. Kastamonu gençliğin hainlikle işi olmaz, Gezi ile işi olmaz. Sen hangi Kastamonu gençliğiyle ile ilgili konuştuğunun farkında mısın? Kastamonu gençliği ülkesi, devleti, dini, milleti, vatanı için can fedadır. Kendinle karıştırma. Bir daha da Kastamonu gençliğini adını anma. Adam bazen endişe ediyor. ‘Bu uyuyan hücre mi burada? diye. Gerisi devletimizin bileceği iş” dedi.