
Atatürk'ü Anmak Atatürk'ü Anlamaya Çabalamaktır
Serap Oruç
İstiklal Mücadelesinin Önderi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 86’ncı yılındayız.
10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü kimine göre yas günü olsa da bana göre Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşüncelerini, tüm dünyaya örnek olmuş başarılarını, liderliğini ve açtığı yolda, gösterdiği hedefte ilerlememizi bizlere tekrardan hatırlatan gündür.
Aziz milletimizin canından değerli bildiği vatan topraklarını parçalamaya kalkışanlara, kutsal değerlerimizi çiğneme cüreti gösterenlere karşı milletimize en zor zamanlarında liderlik yapmıştır kendisi. Siyasi ve askeri dehasıyla zamanın küresel güçlerine karşı birlik ve beraberlik içerisinde istiklal ve istikbal mücadelemizi başarıya ulaştırmıştır.
Bağımsızlık uğrunda karşısına çıkan tüm güçlükleri milletimizin de kendisine desteği ile aşarak milletine vatanımızın bağımsızlığını armağan etmiştir.
Yaşamına sığdırdığı büyük başarılarla dünya milletlerine örnek olan Atatürk'ün bize sunduğu değerleri korumak ve bizden sonraki kuşaklara aktarmak için tüm gücümüzle daha çok çalışmalıyız ve ülkemizi milli birlik ve beraberlik içinde, gönençli bir ülke olarak muasır medeniyetler seviyesine çıkarmalıyız zira Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük ideali de buydu. Türk Gençliğine Hitabesinde bizlere seslendiği gibi;
"Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve hâricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur."
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vesilesiyle silah arkadaşlarını, istiklâl mücadelemizin tüm kahramanlarını şükranla ve minnetle anıyor ve anlamaya çabalayarak var gücümle elimden gelen işimi en iyi şekilde yapmak için çalışıyorum. Saygılar.