Nefise Köylü

Pompeiopolis Antik Kenti Kastamonu

Nefise Köylü

Bu hafta ki yazımda sizi cennet memleketim Kastamonu’da halen kazı çalışmaları devam eden Pompeiopolis Antik Kentine götürmek istiyorum.

Kastamonu – Taşköprü sınırları içerisinde bulunan bu antik şehre bir isim bulmalıyız ve slogan olmalı diye düşünüyorum.

Abana ilçemiz için ‘‘Karadeniz’in Bodrum’u’’ dediğimizde bu tabirin insanların zihninde bu kadar oturacağını ve popüler olacağını tahmin etmemiştik ama oldu… Kastamonu – Abana ilçemizin reklam tanıtım değerinin hak ettiği noktalara yükselmeye başladığını ve turizm anlamında yoğun bir talep toplama noktasında ilerlediğini görmek beni çok mutlu ediyor.

Bu sebeple ben yine bir slogan oluşturmak istiyorum. 

Kastamonu – Taşköprü ilçemizde kazı çalışmaları devam eden muhteşem Antik Kent Pompeiopolis için ‘‘Karadeniz’in Efes’i’’ desek hiç de abartmış olmayız sanıyorum. Ki bu sloganı bir yazar arkadaşımız daha önce Pompeiopolis’i anlatan enfes bir tanıtım yazısında kullanılmıştı. Ben şuan tekrar ediyorum ve hiç abartmıyorum.

Karadeniz’in Efes’i, Pompeiopolis Antik Kenti; M.Ö. 64 yılında Romalılar tarafından Paphlagonia (Paflagonya) Eyalet Merkezi olarak kurulmuştur. Eyalet merkezi olması kazı alanın kapsamı ve kazılar bittiğinde ortaya çıkacak muhteşem antik şehrin heybeti hakkında bize ipucu veriyor aslında. Romalılarda eyalet merkezi olarak kurulan şehirlerde o döneme atik bütün yaşam alanlarına ait kalıntılara rastlamak mümkün.

Taşköprü ilçesindeki Zımbıllı Tepe mevkiindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde 2 bin kişilik tiyatro alanında tamamlanan kazı çalışmaları sırasında Yunan mitolojisinde aşk tanrıçası olarak nitelendirilen Afrodit’e ait iki heykel parçası bulundu. Bölgede şimdiye kadar ilk kez rastlanan Afrodit heykeli, kazı ekibini heyecanlandırmış durumda. Koruma altına alınan heykeller üzerinde bu yıl içerisinde Kültür ve Turizm Bakanlığının Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde hazırlanacak projeyle rölöve, restorasyon ve konservasyonunun yapılacağı öğrendim.

Ayrıca kazı esnasında bulunan Roma villası zemininden dağılmış olarak bulunan1800 yıllık mozaiklerde yürütülen kazı çalışmalarında kurtarılarak villanın zeminine tekrar yerleştirilmiş.

Bu yıl içerisinde yapılacak kazı çalışmalarında ise bazilikanın alanı ile hamamlarda kazı çalışması yürütülecek ve bu kazı çalışmalarına ek olarak tiyatro alanı ile Roma villası arasında kalan alanda yürüyüş yolu ortaya çıkarılacakmış. Bu çalışmaları tamamlanmasıyla birlikte Karadeniz’in Efes’i olarak görülen Pompeiopolis Antik Kenti önemli bir turizm rotası haline gelecek diye düşünüyor kazı ekibi. Ayrıca çalışmaların iki yıl içerisinde tamamlanması hedefleniyor.

Şu an kazı alanı kapalı höyük durumunda. Yani antik şehrin üzerinde tarih boyunca oluşan bir toprak örtü bulunmakta ve hızla devam eden kazı çalışmaları sayesinde bu toprak örtünün altındaki şaheserler hızla gün yüzüne çıkarılıyor. Kapalı höyük durumundaki antik yerleşimden çıkan mimari parçaların bir bölümü Taşköprü İlçesinde sergilenirken, arkeolojik kazılarda çıkan eserler ve mozaikler ise Kastamonu Arkeoloji Müzesinde sergileniyor.

Kentin adı antik adı hakkında bilgi vermem gerekirse, Pompeus'dan türetilmiş olan Pompeiopolis olarak adlandırılmış ve bu isim, "Pompeius'un Şehri" anlamına geliyor.

Bölge M.Ö 6-5 yıllarında Paphlagonia'nın son kralı olan Deiotanos Philadephos'un ölümünden sonra Galatio'nun Roma eyaletine bağlanmış ve bu dönemde, Pompeiopolis bir Roma şehri olarak gelişmiştir. Diğer yandan, Paphlagania'nın Eparkhies'indeki şehirler birlik kurmuşlar ve Pompeiopolis'i de toplanma yeri olarak seçmişlerdir. Tüm bu bilgiler kazı alanının büyüklüğü ve eserlerin bolluğu hakkında sizi aydınlatacaktır diye düşünüyorum.

Kazılar hali hazırda devam ettiğinden, kazıların sürdüğü kısmın üzeri kapatılarak çalışma alanı oluşturulmuş ve girişte görevlilerin olduğu büyük bir kulübe bulunmaktadır. 

Aracınızdan indiğinizde bir görevli gelip size yardımcı oluyor. Yani ben oraya gittiğimde kuş uçmaz, kervan geçmez, ıssız bir ortamla karşılaşırım diye bir çekinceniz olmasın. Görevli sizi karşılıyor ve kazı alanı, eserler hakkında bilgi veriyor.

Kazı alanında eskiden pancar deposu olarak kullanılmış bina düzenlenerek kazıdan ve çevreden toplanan eserlerin sergilendiği bir salona dönüştürülmüş. Bu sayede alanda eserleri yakından inceleme fırsatı da bulabiliyorsunuz. Güzel bir anlatım eşliğinde antik yerleşimin tarihi, sergilenen eserlerin yapısı, özellikleri konusunda bilgi sahibi oluyorsunuz.

Bu arada kazı alanına giriş ve bu aldığınız rehberlik ücreti tamamen ÜCRETSİZ olarak sunuluyor.

Çok arkadaşım var Kastamonu’dan üşenmeden, tarihin sıfır noktası olarak hafızamıza kazınan Göbekli Tepeyi görmek için kilometrelerce yol giden. Onları takdir ediyor ve tarih sevgilerini yürekten paylaşıyorum.

Ama aynı iltimas ve özeni kendi memleketimizdeki doğal güzelliklere, sanat eserlerine, tarihi eserlere ve kültürel zenginliklere karşıda göstermeliyiz diye düşünüyorum.

Çünkü bir tarihi esere gösterilen özen ve ziyaret talebi doğrultusunda o eserin daha çok tanınır hale geleceğini ve bu sayede memleketimiz Kastamonu’ya yönelik turistik anlamda talebin artacağını ve ilimizin tanınırlığının artacağını hepimiz biliyoruz.

Çoğu sohbetlerimizde Kastamonu çok güzel şehir ama yeteri kadar parlatılmıyor, yeteri kadar tanıtılmıyor, sanki üzerinde ölü toprağı var diyen insanlarla karşılaştığımız oluyordur. Kastamonu ve Kastamonu güzelliklerinin hak ettiği yere taşınması için öncelikle kendi memleketimizin güzelliklerine hak ettiği ilgiyi göstererek bizlerin öncü olması gerektiğini düşünenlerdenim.

O yüzden, hadi bırakın üşengeçliği ve bu hafta sonu planlarınızda ufak bir değişiklik yaparak Karadeniz’in Efes’i, Pompeiopolis Antik Kenti’ni gezmeye gelin. 
 

Yorumlar 1
Yusuf Çelikkol. 08 Mart 2025 07:19

Bence Taşköprü dünyaca meşhur Sarımsağı ile anılsın.

Yazarın Diğer Yazıları