Berkan Güngör

Mübâhase - Türkiye'de Girişimciliğin Önündeki Engeller - 2 - (Bürokratik)

Berkan Güngör


Bürokrasi, bürokrat, bürokratik… Bu kavramlardan herhangi birisini duyunca tüyleriniz diken diken oluyor değil mi? Ağır yürüyen işler, hantal yapılar, verimsizlik, evrak işleri, sorumluluktan kaçma gibi birçok husus canlanıyor insanın aklında. Atılması gereken onca imza, bugün git yarın gel ya da kurum kurum dolaşıp gerekli onayları ve izinleri almak gibi sürekli işleri yokuşa süren süreçler…

Bilhassa bizim gibi girişimciliği teşvik etmek isteyen ülkelerde girişimcilik yolculuğu caydırıcı ya da bezdirici değil, cezbedici ve teşvik edilen bir nitelikte arz edilmelidir. Ancak bu süreçte kendi işini kurmak isteyen herhangi bir girişimci adayından istenen belge yükü ve kendisine uygulanan işlemler daha yolun başında insanı yıldıracak düzeydedir. 

Bir önceki yazıda da girişimciliğin önündeki sosyo-kültürel engellerden bahsetmiştik hatırlarsınız. Türkiye’deki sosyo-kültürel durum zaten insanları bir kamu kurumunda ya da kurumsal bir şirkette işe girmeye zorlayan bir durumdur. Hâlbuki günümüzde nüfusumuzun gençliği ve dinamikliği de göz önüne alınırsa, potansiyel girişimcimiz oldukça yüksek. Bu potansiyel girişimciler aynı zamanda devletin üzerindeki istihdam yükünü de hafifletebilecek kişiler. Ancak bilin bakalım ne eksik?

Devlet şu anda gerçekten girişimci adaylarına çok ciddi finansal destekler sağlıyor. Peki, bu tek başına yeterli mi? Bu finansman kaynaklarına ulaşmak isteyen bir girişimci adayının hangi çetin yolları aşması gerekiyor? Kaç girişimci adayı bu desteklerden haberdar? Sözün özü, bu finansal kaynaklara girişimcilerin daha kolay ulaşabilmesi için alternatif yollar geliştirilmelidir. Devlet tarafından verilen hibe desteklerinin yanı sıra kredi teminindeki prosedürlerin de kısaltılması, yani finans ve bankalara yönelik düzenlemelerde girişimcilerin işlerini kolaylaştıracak düzenlemeler yapılması gereklidir.

Kendi alanı ile ilgili mevzuatı kaç girişimci adayı rahatça anlayabiliyor?

Dünya bankası tarafından yayınlanan, iş kurma, inşaat ruhsatı alma, elektrik bağlantısı, gayrımenkul tescili, kredi alma, azınlık yatırımcılarının korunması, vergi ödeme, sınır ötesi ticaret, sözleşme uygulama ve iflas prosedürleri üzerine odaklanan “İş Yapma Kolaylığı” raporunda Türkiye 2019 yılında 33. Sırada yer alıyor. Daha da geçmiş yıllara oranla Türkiye’nin basamakları hızla tırmanması olumlu bir gelişme. Bu endeksin ilk sıralarında ise Yeni Zelanda, Singapur, Hong Kong, Danimarka, Güney Kore ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkeler yer alıyor. Bu ülkelerdeki iyi uygulama örnekleri incelenerek ülkemize uyarlanabilir ve bu da girişimcilerin önündeki bürokratik tıkanmaların çözülmesinde anahtar olabilir.

Bunların yanı sıra vergilendirme süreçlerinde ve sigorta işlemlerinde yaşanan çeşitlilik ve karmaşıklık giderilmeli, bu hususlarda ve muhasebe kayıtlarınsa sadeleştirmeler yapılmalıdır. En azından başlangıç aşamasında sigorta ve vergi yüklerini hafifletmek adına geliştirilen teşvik mekanizmaları yaygınlaştırılabilir.
Sözün özü işletilen bürokratik süreçler daha yolun başında girişimcinin gözünü korkutmamalı, ona bir külfet gibi gelmemeli; finansal desteklerin yanı sıra girişimcilere yasal destekler de sağlanmalıdır.

Yazarın Diğer Yazıları