Tabip Odası Başkanı Özden: 'Sigara Çok Hızlı Bir Şekilde Bağımlılık Oluşturur'
Kastamonu Çankırı Tabip Odası Başkanı Dr. Ahmet Özden, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.
Kastamonu Çankırı Tabip Odası Başkanı Dr. Ahmet Özden, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu.
Sigara bağımlılığına değinen Kastamonu Çankırı Tabip Odası Başkanı Dr. Ahmet Özden; “Sigara tütün ürünleri içerisinde en fazla tüketilen ürün olup, her yıl milyonlarca insanın ölümüne yol açan son derece zararlı, çok hızlı bir şekilde bağımlılık oluşturan bir alışkanlıktır. Bu durum halk sağlığı açısından çok önemli olup Türk Tabipleri Birliği bünyesinde konu ile alakalı bir alt çalışma grubu oluşturmuş ve halkımızın sağlığı noktasında birey ve kamu otoritesi olarak aksiyon almamız gerektiğini ortaya koyan bir sonuç metni hazırlanmıştır. Günümüz dünyasında maalesef ki her yıl dünyada 8 milyon kişi aktif sigara içimi nedeniyle ölmektedir. 1,3 milyon kişi ise başka birisinin kullandığı tütün ürününün dumanına maruz kalmasının (pasif içicilik) yol açtığı bir sağlık sorunu nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Ekonomik açıdan bakıldığında ise tütün piyasasını kontrol eden ‘gelişmiş ülkelerde’ faaliyet gösteren altı ulus ötesi tütün şirketi dikkati çekmekte iken buna tam zıt bir durum olarak dünyada tütün kullanan insanların yüzde 80’i ‘düşük ve orta gelirli ülkelerde’ yaşamaktadır. Tütün piyasasını elinde tutanlar zengin ülkeler lehine ağırlıklı olarak dünya yoksullarının sömürüldüğü bir düzen oluşturmuştur” dedi.
‘Bağımlılık Durumu, Sigara Kullanımı İle Saatler İçerisinde Gelişir’
9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü hakkında bilgi veren Özden; “Konunun önemini bir kez daha vurgulamak için ülkemizde 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü olarak belirlenmiş olup vatandaşlarımızı bilinçlendirmek üzere birçok etkinlik tertip edilmekte, basın/yayın yolu ile farkındalık artırılmaya çalışılmaktadır. Nikotin sigara bağımlılığını oluşturan ana madde olup, ‘kişinin düzenli olarak günde 1 sigara içmesi’ Dünya Sağlık Örgütü tarafından sigara bağımlılığı olarak tarif edilmektedir. Sigara (nikotin) tüketimi zaman içerisinde kişide hızlı bir şekilde fiziksel bağımlılığın yanı sıra psikolojik bağımlılık oluşturmaktadır. Tütün ve ürünlerinin kullanımı günümüzde önlenebilir ve bulaşıcı olmayan hastalıkların neden olduğu ölümler içinde birinci sıradadır. Sigara dumanında binlerle ifade edebileceğimiz çok fazla sayıda kimyasal ajan bulunur ve bunlardan 70 civarındaki madde direkt kanser yapıcı niteliktedir. Sigara dumanı ile alınan bazı maddeler endüstride kullanılan ve toksik etkileri ile bilinen arsenik, nikotin (böcek ilaçlarının içinde de mevcut), kadmiyum (pil içinde ), metan gazı (bataklık gazı), karbonmonoksit gazı (şofben zehirlenmesine neden olan gaz), amonyak gibi zararlı bileşenlerdir. Nikotin adlı madde insan sinir sistemi üzerinde güçlü bir uyarıcı etkiye sahiptir. Nikotinin bu özelliğinden dolayı sigara içen kişilerde zaman içerisinde hızla ruhsal ve fiziksel bağımlılık meydana gelir. Tütün şirketleri ise yıllar boyunca bildikleri halde nikotinin bağımlılık yaptığını toplumdan saklamışlardır. Oysaki 18 yaş öncesinde herhangi bir tütün ürünü deneyen her 4 kişiden 3’ü bağımlı olmaktadır. Diğer bağımlılık yapıcı maddelerde günler içerisinde ortaya çıkan bağımlılık durumu, sigara kullanımı ile saatler içerisinde gelişir. Bu gerçeklere rağmen tütün şirketleri kazançlarını koruyabilmek için saldırgan reklam kampanyalarına devam etmektedirler. Geçmiş yıllarda ‘filtreli ürünler’ ve ‘light ürünler’ adı altında yaptıkları illüzyonu bugünlerde ‘daha az zararlı ürünler’ adı altında yapmaya çalışmaktadırlar. E-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin klasik sigaraya kıyasla daha az zarar verdiğini iddia ederek özellikle gençlerin bu ürünleri kullanmasını sağlamayı hedeflemektedirler. Oysa Dünya Sağlık Örgütü, hiçbir tütün ürününün güvenli olmadığını ve ‘daha az zararlı’ bir tütün ürününün bulunmadığını vurgulamaktadır. Tütün şirketlerinin iddialarının aksine e-sigara dumanı ‘su buharı’ değildir. Aksine içeriğinde nikotin; kansere yol açan kimyasallar; nikel, kalay, kurşun gibi ağır metaller; uçucu organik bileşikler; ciddi akciğer hastalığına yol açan diasetil gibi tatlandırıcılar ve hem zarar hem bağımlılık riskini artıran aromalar bulunur. Bu gerçek asla gözden kaçırılmamalı ve e-sigara formuna geçerek kendimizi kandırmamalıyız. Kanser, kalp krizi, felç, ruhsal bunalım gibi çok sayıda ciddi sağlık problemi ile doğrudan ilişki içerisinde olan sigara tüketiminden kaçınmak gerekmektedir. Şayet bağımlılık durumu oluşmuşsa artık ülkemizde çok yaygın olarak bulunan ‘sigara bırakma poliklinikleri’ gibi birimlerden profesyonel destek almak en akılcı yaklaşım olacaktır” ifadelerini kullandı.
‘Sigara Kullanımı Kaynaklı Sık Karşılaşılan Hastalıklar’
Sigara kullanımı kaynaklı sık karşılaşılan hastalıklara değinen Özden; “Dünya genelinde her 6 saniyede bir kişinin hayatını kaybetmesinden sorumlu olan sigara birçok hastalıkla doğrudan ilişkilidir. Vücutta yer alan tüm hücrelerin sorunsuz bir şekilde işlev görebilmesi için her bir hücrenin yeterli oksijen düzeyine sahip olması elzemdir. Tütün kullanımı ile kanın oksijen kapasitesi azalır ve bu durum organizmada hücresel düzeyden başlayıp doku ve organlara doğru hızla ilerleyen işlev kayıplarına neden olur. Sigara tüketimi ve pasif içicilik olarak adlandırılan sigara dumanı maruziyeti, başta akciğer kanseri olmak üzere rahim, kolon, mesane, ağız, yutak, pankreas kanseri gibi pek çok kanser hastalığı ile doğrudan ilişkilidir. Nikotin alımına devam etmek, hastalıklara neden olduğu yetmezmiş gibi maalesef tedavi sürecine de olumsuz etki etmektedir. Sigara tüketen bir insanın kanser ile ilişkili herhangi bir hastalık sonucunda hayatını kaybetme şanssızlığı 7 kat artarken, akciğer kanseri ile ilişkili ölüm riski bunun da iki katından fazla oranda artmaktadır. Sigara tüketimi ve sigara dumanı maruziyeti ile kanın dokulara oksijen taşıma kapasitesi büyük oranda azalır. Bu durum kalbin yükünü artırır, süreç içinde kan basıncı yükselir ve kalp damar hastalıkları ortaya çıkar. Kalp krizi gibi kardiyovasküler hastalıkların sigara bağımlılarında görülme riski ve buna bağlı olarak hayatını kaybetme şanssızlığı sigara tüketmeyenlere göre 4 kat daha fazladır. Akciğerler sigara dumanından en hızlı ve en yoğun şekilde etkilenen organdır. Sigara dumanı içerisinde bulunan katran, akciğer dokusunda birikir ve zamanla bu dokularda bir takım zararlı etkileri görülmeye başlar. Zaman içinde solunum kapasitesi azalır ve astım, halk arasında KOAH olarak bilinen nefes alıp verme zorluğu, nefes açlığı ile giden zorlu bir hastalığın ortaya çıkış ihtimali belirgin artış gösterir” ifadelerini kullandı.
‘Depresyona Olan Yatkınlığını Belirgin Olarak Artırır’
Sigara tüketiminin diyabet hastalığına yol açtığını söyleyen Özden; “Sigara tüketimi şeker hastalığı olarak bilinen diyabet hastalığına yol açan en önemli nedenlerin başında gelir. Geçmişinde tütün mamülü tüketenlerde tip 2 diyabet hastalığına yakalanma riski yüzde 28 oranında artış gösterirken, oran tütün kullanmaya devam eden kişiler için daha da fazladır. Tütün kullanımı kalp damar sistemi üzerinde kan basıncı artışına neden olan değişiklikler yaparken bu durum sigara kullanımında ısrar edilmesi halinde böbrekler üzerinde ciddi hasarlara ve neticede böbrek yetmezliğine kadar gidebilecek bir hastalık sürecinin başlamasına neden olabilir. Sigara dumanı ile alınan toksik maddeler kadınlarda yumurtalıklar ve erkeklerde tetsislerde oluşturdukları toksik etkiler neticesinde kısırlık olasılığını artırmaktadır. Anne adayı gebelerde tütün kullanımı bebek kayıplarına (düşük), bebeğin eşi olarak bilinen plasental problemler ve dış gebelik ile sonuçlanan olumsuz deneyimlere yol açabilir. Adet düzensizliği, menopoza daha erken yaşlarda girilmesi, kemik erimesi ve üreme organlarında kansere yakalanma ihtimalinde artışta tütün kullananları bekleyen olası menfi durumlardır. Tütün ve mamüllerinin kullanımı kişinin beden sağlığının yanında ruh sağlığı üzerinde de fazlasıyla bozucu etkiler gösterir. Tütün kullanan veya kullananlar yanında bulunan kişilerde depresif belirtiler çok daha fazla görülür ve nikotin düzeyinin hızlı şekilde artıp azalması kişinin depresyona olan yatkınlığını belirgin olarak artırır. Kişisel bütçemize getirdiği yük herkes tarafından bilinen tütün mamülleri tüketimi, neden olduğu hastalıklara bağlı olarak ülkemizde ciddi iş-güç kaybına neden olmaktadır. Sigara ve buna bağlı hastalıkların tanı/tedavi ve takibi sosyal güvenlik kurumlarına ciddi maddi külfet oluşturmakta olup bir o kadarda çevre sağlığını olumsuz etkilemesi de işin cabası olarak karşımıza çıkmaktadır” şeklinde bilgi verdi.
‘Sigarayı Bırakmanın Tam Zamanı’
Sigarayı bırakmanın etkilerine değinen Özden; “İradeni toplayıp, tütün kullanımından vazgeçtiğinden kısa bir süre sonra kanın azalmış olan oksijen taşıma kapasitesi artacak ve dokuların oksijene ulaşması kolaylaşacaktır. Dakikalar içerisinde kan basıncı normale döner; kan dolaşımında düzelme görülmeye başlar. Saatler sonra karbonmonoksit düzeyi düşerken, kanın oksijen seviyesi yükselir. Günler sonrasında sigara tüketimi ile birlikte artmış olan kalp krizi olasılığı düşmeye yüz tutar. Benzer şekilde sinir uçlarında görülen olumsuz etkiler ortadan kalkmaya başlar, tat ve koku duyularında olan olumsuzluklarda düzelme görülür. Aylar içinde kan dolaşımı düzelir, kişinin nefes alma akciğerini kullanma kapasitesi artar. Sigarasız geçen süre uzadıkça yürümek, spor yapmak, merdiven çıkmanın öncekine göre ne kadar kolaylaştığı artık net bir şekilde hissedilir. Özellikle sabahları artan sekresyon çıkarımının 8-10 ay içinde azaldığı görülür. Solunum kalitesi belirgin artar, kişi kendini yeniden doğmuş gibi hissetmeye başlar. Sigarasız geçen 1 yılın sonunda kalp damarlarının tıkanması sonucu ortaya çıkan kalp krizi ihtimali nerede ise yarı yarıya azalır. Akciğer kanseri ve buna bağlı ölüm riski 5 yılın sonunda yüzde 50 azalır. İnme/felç riski sigara içmeyenler ile aynı seviyeye gelir. Diğer tütün ile ilişkili kanser riskleri belirgin azalır. Hal böyle iken Tabip odalarının üst kuruluşu olan Türk Tabipleri Birliği Tütün Kontrolü Çalışma Grubu hazırladığı bildiri metninde şu sloganı tercih etti: ‘Sigarayı Bırakmanın Tam Zamanı!’, ‘Tütün Şirketlerinin Kazançlarını Değil, Halkın Sağlığını Öncelemenin Tam Zamanı!’” ifadelerin kullandı.
‘Herkese ‘Sigarasız’ Sağlıklı Günler Diliyorum’
Özden son olarak; “Çalışma grubumuz bir kısmını yukarıda bahsettiğim konular dışında sonuç metninin devamında ise şu açıklamalara yer verdi; ‘Ülkemizde tütün kontrolüne yönelik yasal düzenlemeler ilk kez 1996 yılında yapılmış ve yıllar içerisinde gelişerek devam etmiştir. Ancak son yıllarda tütün kontrolü uygulamaları adeta ortadan kalkmış ve kapalı ortamlar yasak olmasına rağmen tütün ürünlerinin dumanı ile boğulur hale gelmiştir. Yapılan bilimsel çalışmalar tütün kullanımının yasak olduğu kamuya açık kapalı alanlarda tütün kullanıldığını ortaya koymaktadır. Halen nüfusumuzun yüzde 28,3’ü tütün kullanmaktadır. 15 yaş üzeri erkeklerde kullanım sıklığı ise yüzde 41,3’dür. Bu yüksek sıklıkla Türkiye tütün kullanımı açısından OECD ülkeleri arasında birinci sıradadır. Ülkemizde 15-24 yaş arası her 5 gençten 1’i tütün bağımlısıdır. Daha kötüsü gençler arasında, ülkemizde ruhsatlandırılmamış ve satışı mevzuatta yasak ancak fiilen tümüyle serbest olan e-sigara ya da ısıtılmış tütün ürünü kullanımı hızla artmaktadır. Bu nedenle ülkemizin yeniden tütün kontrol mücadelesine başlaması ve tütün şirketlerinin kazançları karşısından halkın sağlığından yana taraf olması gereklidir. 9 Şubat vesilesiyle tütün kullanan her bir kişiye çağrımızdır: Sigarayı, pipoyu, puroyu, e-sigarayı, ısıtılmış tütün ürünlerini, nargileyi bırakmanın tam zamanıdır. 9 Şubat vesilesiyle kamu otoritesine çağrımızdır: Ulusal tütün kontrol politikasını ve bu politikanın bir parçası olarak sigara bırakma hizmetlerini yeniden güçlü hale getirmek gereklidir. Çünkü yakın zaman önce yapılan bir araştırmada sigara bırakma polikliniklerinde elektronik sigaranın sorulma olasılığının oldukça düşük olduğu, ilaç stokunun yetersiz bulunduğu, önemli bir kısmının haftanın beş günü hizmet vermediği ve birimlere telefonla ulaşmada aksaklıkların bulunduğu saptanmıştır. Sigara bırakma polikliniklerindeki bu sorunların çözülmesi bırakma hizmetlerinin niteliğini artıracaktır. Son olarak; tütün şirketlerinin kâr hırsları karşısında toplumun sağlığından yana olarak ülkemizde ruhsatlandırılmamış tütün ürünlerinin satışının ve tütün perakende satış noktalarının hepsinde saptanan yasal mevzuat ihlallerinin kamusal otorite tarafından önlenmesi gereklidir. Türk Tabipleri Birliği, tüm gücüyle, dün olduğu gibi, bugün ve gelecekte de tütün şirketlerinin karşısında, birey ve toplum sağlığının yanında olacaktır.’ Bu vesile ile irade göstermek bu bağımlılıktan kurtulmak elimizde, bu konuda tıbbi yardım isteyen tüm vatandaşlarımıza aile-toplum sağlığı merkezi/hastane, işyeri hekimliği/muayenehane, kamu/özel velhasıl tüm birimlerde görev yapan hekimler olarak destek olmaya hazır olduğumuzu bildiriyor, herkese ‘sigarasız’ sağlıklı günler diliyorum” dedi.