'Sütü değerinde pazarlayamıyorsanız hayvancılık yapmanın bir anlamı yok'
KÖY-KOOP BİRLİĞİ BAŞKANI EROL AKAR: Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler (KÖY-KOOP) Birliği Başkanı Erol Akar, süt fiyatları ve süt üreticiliği hakkında değerlendirmelerde bulundu. 'SÜT ARALIK'TA DÜŞÜYOR, HAZİRAN'DA ZİRVE YAPIYOR' Süt fiyatlarının yazın düşüp kışın artması konusuna da değinen Akar, bu durumun önüne geçilmesinin çok zor olduğunu belirtti. Kastamonu'da hayvanların bakımıyla ilgili ciddi sorunların...
KÖY-KOOP BİRLİĞİ BAŞKANI EROL AKAR: Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler (KÖY-KOOP) Birliği Başkanı Erol Akar, süt fiyatları ve süt üreticiliği hakkında değerlendirmelerde bulundu. “SÜT ARALIK’TA DÜŞÜYOR, HAZİRAN’DA ZİRVE YAPIYOR” Süt fiyatlarının yazın düşüp kışın artması konusuna da değinen Akar, bu durumun önüne geçilmesinin çok zor olduğunu belirtti. Kastamonu’da hayvanların bakımıyla ilgili ciddi sorunların var olduğunu dile getiren Akar; “Buzalamaları hep aynı döneme getiriyoruz. Aynı dönemde süt artıyor. Aynı dönemde süt azalıyor. Aralık-Ocak aylarında en aza iniyor. Mayıs-Haziran’da da zirve yapıyor. Aradaki farkta çok büyük oluyor. Yani bir köyde Aralık ayında bir ton süt varsa bu Mayıs-Haziran aylarında 5-6 tona çıkıyor. Tabi bu firmaları da zora sokuyor. Dolayısıyla stoklu çalışmak durumda kaldıkları için ödeme dönemi uzuyor ve fiyatlar düşüyor” dedi. “BUZAĞILAMA DÖNEMLERİNİN DİZAYN EDİLMESİ GEREKİYOR” Hayvancılık anlamında çalışmalara ağırlık verilmesi gerektiğini söyleyen Erol Akar, bunun yolunun da eğitimden geçtiğini ifade etti. Süt üreticilerine dikkat etmeleri gereken hususların anlatılması gerektiğini ifade eden Akar; “Ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor. Hayvanların hormon tedavisiyle buzağılama dönemlerinin dizayn edilmesi gerekiyor. Bu sayede hayvanlar hep aynı dönemde buzağılamıyor. Dolayısıyla her dönemde aynı miktarda süt alınıyor. Bu Kastamonu’nun sütçülük konusunda en büyük handikabıdır. Bu konu üzerinde ciddi anlamda çalışılması gerekiyor” şeklinde konuştu. Beslenmenin de süt üreticiliğinde ciddi rolünün olduğunu savunan Akar, kış aylarında hayvanların yeterince beslenmediğini söyledi. “İNSANLARIN ÇOK PARASI BATTI” Geçmiş tarihlerden bu tarafa süt fiyatlarını dengelemekle ilgili Kastamonu’nun çok ciddi süreçler yaşadığını belirten Akar şu ifadeleri kullandı: “Bir defa insanların çok parası battı. İnsanlar hayvancılık yapmaktan süt pazarlamaktan bıktı. Soğuk zincirin kurulmasından itibaren bu oran düşmeye başladı. İnsanlar tekrar pazarlamaya hayvancılık yapmaya başladı. Geçmiş dönemlerde kaymakamlar, valiler bazı çalışmalar yaptılar. Ancak para batırdılar. 600 bin lira civarında kaymakamlıklar para batırdı. Bunları eleştiri anlamında söylemiyorum. Bunları kaymakamlıkların falan değil köylünün bizzat sahiplenmesi lazım” ifadelerini kullandı. “SOĞUK ZİNCİR OLMADAN SÜTÜN DIŞARIYA PAZARLANMA İHTİMALİ YOK” Sütün bozulmasını engellemek amacıyla 32 ayrı yerde soğutma sistemi kurduklarını söyleyen Akar, bu sayede sütün daha kolay pazarlanabildiğini ifade ederek; “105-110 arası kooperatif bu sisteme dahil edildi. Bu kooperatifler ya hiç yoktu kuruldu. Ya da kurulan kooperatifler bu sisteme dahil edildi. Soğuk zincir olmadan sütün dışarıya pazarlanma ihtimali yok. Pazar potansiyelimiz daralıyor. Bir mahkumiyet söz konusu oluyor. Köylünün böyle bir mahkumiyetinin olmaması gerekir” dedi. Kendilerinden önce böyle bir çalışma yapılmadığını vurgulayan Akar, pazarlamanın düzgün yapılmadığı takdirde üretmenin bir manası olmadığını söyledi. “GÜNLÜK 50 TON SÜT SÜTAŞ’A GİDİYOR” Soğuk zincirin son derece önemli olduğunu kaydeden Akar sözlerine şu şekilde devam etti: “Sütü yüzde 60-65 civarında sütün soğuk zincire girmesini sağladık. En önemlisi de ulusal bir firmaya süt pazarlar hale geldik. Günlük 50 ton süt Sütaş’a gidiyor.” “SÜTÜN KALİTESİ FİYATINI BELİRLİYOR” Sütün tavan fiyatının litresinin 1 lira 50 kuruş olduğunu ifade eden Erol Akar, en düşük diye bir fiyatın olmadığını söyleyerek; “Sütün kalitesi fiyatını belirliyor. Bir köye iki sütçü girerse sağlıklı bir süreç olmuyor. Birinin almadığı sütü öbür ki alıyorsa kaliteyi yakalamak çok zor. Bir köyün bir araya gelerek bunu yapması daha faydalı oluyor. Süte ve hayvancılığa destek veriyor devlet. Devletin verdiği destekleri alabilmek için örgüte üye olmak şart” şeklinde konuştu. “BU İŞ ÜRETİMLE OLMUYOR” Süt üreticiliğinde temel noktanın pazarlama olduğunu söyleyen ve Kastamonu’da bu konuda eksikliklerin olduğunu ifade eden Akar; “Alınması gereken çok mesafe var. Bu iş üretimle olmuyor. Ahırı hayvanla doldursanız tonlarca sütünüz de olsa onu değerince pazarlayamıyorsanız hayvancılık yapmanın hiçbir anlamı yok. Bizim yaptığımız işin önemi 2014’te Taşköprü ‘de 8 milyon litre süt pazarlandı ve bu sütün tamamı soğuk zincirden Sütaş’a gitti. Biz bu hizmeti vermeseydik sütün fiyatı en az 20 kuruş düşük olacaktı. Bu da 1 milyon 600 bin para demek. Bu soğuk zincirin üreticiye olan karıdır. Yeterince bu konuların üzerinde hassasiyet gösterilmiyor” dedi. “DAHA ÇOK FIRIN EKMEK YEMEMİZ GEREKİYOR” Kendilerine kimsenin yeterince destek vermediğini belirten Erol Akar, yaptıkları faaliyetlerin tamamını kendi başlarına yaptıklarını söyleyerek; “Üreticiyle biz bir araya geldik, bu işi çözdük. Daha çok fırın ekmek yememiz gerekiyor” şeklinde konuştu.