CHP İl Başkanı Erbilgin'den eleştiri okları!
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Hikmet Erbilgin, dün basın toplantısı düzenleyerek, kendisinin Kastamonulu olmamasından dolayı yapılan eleştirilere cevap verdi. Kendisinin Kastamonulu olmamasından dolayı yapılan eleştirilere değinen CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin, 'Kastamonu'nun güncel meselelerine yönelik yaptığım öneri ve tespitlere, Kastamonu'ya kulak tıkayan iktidara karşı eleştirilerime cevap verme iddiasındaki başta AKP İl Başkanı ve parti yöneticileri...
Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Hikmet Erbilgin, dün basın toplantısı düzenleyerek, kendisinin Kastamonulu olmamasından dolayı yapılan eleştirilere cevap verdi. Kendisinin Kastamonulu olmamasından dolayı yapılan eleştirilere değinen CHP İl Başkanı Hikmet Erbilgin, “Kastamonu’nun güncel meselelerine yönelik yaptığım öneri ve tespitlere, Kastamonu’ya kulak tıkayan iktidara karşı eleştirilerime cevap verme iddiasındaki başta AKP İl Başkanı ve parti yöneticileri her ağızlarını açtıklarında Kastamonulu olmamam üzerinden söz söyleme gayretine giriştiklerini görüyorum. İnsanın doğduğu yer değil doyduğu yer memleketidir. Esasen AKP böyle diyerek TÜİK verilerine göre; 5 bin Çorumlu, 5 bin Vezirköprülü, 4 bin Boyabatlı, 3 bin Çankırılı, 2 bin Karabüklü, 2 bin Ankaralı, 2 bin İstanbullu, diğer illerden yaklaşık 15 bin vatandaşımız olmak üzere toplam 38 bin insanımıza bu şehirde işin yok diyor. AKP yöneticileri niye böyle söylüyor? İki nedeni olabilir birincisi AKP kadrolarının Kastamonu’yu aldatması ve oyalamasını görünmez kılmak, ikincisi tarih bilmez basiretsiz yönetici anlayışıdır. Bilmedikleri, eğer biliyorlar ise hürmetsizlik ettikleri birkaç hatırlatma yapalım. Meclisin ilanından bu yana Kastamonu için emek veren ancak Kastamonu doğumlu olmayan içlerinde Antalyalı, Osmaniyeli, Çemişgezekli, Çanakkaleli, Çankırılı, Konyalı, Makedonyalı olan ülkenin dört bir yanından rahmetli olanların ruhu şad olsun 48 milletvekilimiz var. İçlerinde Devlet Hastanemize adını veren Münif İslamoğlu var. Kastamonu insanının verdikleri oylar ile şehremini seçtikleri Süleyman Yücel var. Bu bağlamda İnebolu’da AKP yalancıdır demiştim. Şimdide AKP başkan ve yöneticileri bu yaklaşımları ile bölücüdür diyorum” ifadelerini kullandı. “GÖĞSÜMÜ GERE GERE DİYORUM Kİ KASTAMONULUYUM” Açıklamalarına devam eden Erbilgin; “Sayın Ünlü’ye diyorum ki ‘Şeker Fabrikası Kastamonu’dur satılamaz’ diyen ben mi, kulağının üstüne yatan duymazlıktan gelen Sayın Ünlü mü Kastamonulu? Milli Eğitim Bakanlığı bütün Türkiye’de 100 tarihi okul içinde ilimizden 2 okul sayıyor. ‘Abdurrahmanpaşa Lisesi ve Göl Anadolu Öğretmen Lisesi işte bu kadim okullar niteliksiz değildir. Sahip çıkalım’ diyen ben mi, okullarımızı sahipsiz bırakan Sayın Ünlü mü Kastamonulu? Okullarımızda 530 ücretli öğretmene rağmen 855 öğretmen açığı var. ‘Çocuklarımız için öğretmen lazım’ diyen ben mi, eğitim için hiç ses vermeyen yoksa Sayın Ünlü mü Kastamonulu? ‘Doktorumuz yok insanlarımız sevk için yollarda ömür tüketiyor’ diyen ben mi, sağlıkta her şey güllük gülistanlık diyen Sayın Ünlü mü Kastamonulu? ‘Devrekani hayvancılığı korunsun’ diyen ben mi, çoğunda hastalık tespit edilen ithal ete, ithal buğdaya ses çıkarmayan Sayın Ünlü mü Kastamonulu? Tüm bunlar nedeniyle göğsümü gere gere diyorum ki Kastamonuluyum” dedi. “ETNİK VE MEZHEPSEL KUTUPLAŞMAYI TETİKLEYEBİLECEK RİSKLER VARDIR” AK Parti İl Başkanı Doğan Ünlü’nün basında yer alan açıklamalarına değinen Erbilgin; “Şimdi Sayın Ünlü’nün bu yıl 6 Şubat’ta yerel basınımızı da yer alan bir demeci sizlere hatırlatmak istiyorum. ‘Kastamonu’nun demografik yapısını değiştirerek olabilecek bir büyümenin ilimiz için faydalı olacağını düşünmüyorum. Dışarıdan çok göç alarak büyümek bizi, kültürel yapımızı, sosyal yapımızı bozar diye düşünüyorum’ şimdi şu vahamete bakın ilinden bihaber şu anlayışa bakın bu demeci veren il başkanının şehrinde göç idaresine göre statüsü belirsiz yaklaşık 10 bin, bağımsız kaynaklara göre 17 bin Suriye vatandaşı yaşıyor. Merkez ilçe nüfusuna ve göç idaresi verilerine göre her 10 kişiden birisi Suriye vatandaşı. Değerli arkadaşlar şimdi Kastamonu için önemli ve hayati bulduğumuz bu meseleyi Kastamonu’nun, Kent Konseyi’nin, İl Genel Meclisi’nin, ilgili tüm kurumların doğru ve gerçekçi bir yaklaşımla ele alması gerekiyor. Acı tecrübeler gösteriyor ki krizin derinleştiği dönemlerde böylesi bir mesele üzerinden hedef göstermeler yaşanabiliyor. Suriyelilerin yaşam koşullarının güçlüğü ve eğitim olanağından yararlanamıyor olması uzun vadede suç oranlarındaki artış da dahil kimi toplumsal sorunlara uygun taban hazırlamaktadır. Dil, kültür ve yaşam biçimi farklıkları toplumsal uyumu güçleştirmektedir. Etnik ve mezhepsel kutuplaşmayı tetikleyebilecek riskler vardır. Çok yönlü bu soruna kent sağlıklı bir bakış ve toplumsal mutabakat ile çözümler üretmelidir” şeklinde konuştu. “SENDİKANIN AÇIKLAMALARINI DUYMAYI BIRAK HEDEF GÖSTERİYORLAR” 3’üncü havalimanı inşaatındaki yaşanan olaylar üzerinden açıklamalarını sürdüren Erbilgin; “AKP milletvekili ve yöneticilerinin bir özelliği de hepsinin Fransızca biliyor olması. Ne zaman hukuk ve adaletten bahseden olsa milletvekilleri dahil peşi sıra montaj, şantaj, spekülasyon, provokasyon, sabotaj, provokatör, manipülasyon kelimelerini sıralıyorlar. Örneğin içinde gençlik kolları başkan yardımcımızın da olduğu 3’üncü havalimanında çalışan işçilerini provokasyon ile suçluyorlar. Çünkü adalet duygusunu kaybetmiş bu gözü kara yaklaşım her sese kulaklarını tıkıyor. 3’üncü havalimanı inşaatını yapan İGA'nın CEO’su Kadri Samsunlu’nun ‘İşçi arkadaşlarımdan özür diledim. Özür dilerim. Haklıydılar’ açıklamasını duymuyorlar. CEO açıklamasından önce hukukçuların ve sendikanın açıklamalarını duymayı bırak hedef gösteriyorlar. Bu anlayışa karşı hukukun egemen olduğu adil bir ülkeyi kurmak temel görevlerimiz arasında yer alıyor. Çıkarları için gözü kara bir biçimde toplumsal çöküşe göz yumanlara karşı hak ve adalet isteyenlerin kenetlenmesi gerekiyor” dedi. “AKP 3 YILDIR İNEBOLU'YU KANDIRIYOR” Erbilgin, İnebolu Cezaevi’nin durumuna değinerek; “AKP 3 yıldır İnebolu'yu kandırıyor. Deprem dayanıklılık testinden çıkan İnebolu cezaevi ile ilgili olumsuz raporları 3 yıldır gizleyen İnebolu ve Kastamonu AKP yöneticileri, AKP milletvekilleri ve ilçe kaymakamı her rapor geldiğinde İnebolu Halkını uyutmuş ve her seferinde yenisi yapılacak, kapanmayacak, yeni yer bulduk, kapatmayacağız güçlendireceğiz gibi vaatlerle 3 yıldır kandırmıştır. Sınavı kazanıp İnebolu Cezaevinde göreve başlaması gerekenler Araç cezaevinde görevlendirilmiş, mahkum taşıma araçları elinden alınmış, çalışan sayısı her geçen gün erimiş, uzun süredir ihaleler aylık hesaplar üzerinden yapılmaya başlanmıştır. Cezaevine sahip çıkılması için toplanan İnebolu platformunun talepleri görmezden gelinmiştir. AKP il başkanı ise İneboluluları hala kandırmaya devam ederek basın açıklamasında yeni yer arandığını belirterek kamuoyunu yanıltmaya devam etmektedir. Mahkum sayısı 550 iken 110’a kadar düşmüş geçen hafta ise gelen bir karar ile 40 civarında mahkumun başka illere sevki uygun görüldüğü iddia edilmiştir” ifadelerine yer verdi. “SAYIN KAYMAKAM İSTİFA ETMELİDİR” İnebolu’da içme suyuna deniz suyu karıştırıldığı yönündeki iddialar hakkında da konuşan Erbilgin; “Bir diğer önemli iddia İnebolu Postası’nda bir köşe yazısına konu olmuştur. İddialar doğru ise vahimdir. İçme suyuna deniz suyunun karışması ile ilgili Toplum Sağlığı Kurumu’nda var olduğu söylenen iki rapor ile ilgili ilçenin mülki amiri kaymakam gereğini yapmak yerine ileride kullanılabileceğini de ekleyerek belediye başkanına karşı olduğu duygusu uyandıran haber sızdırma gayretleridir. Sayın Kaymakama düşen halkın sağlığını korumak ilgili girişimleri yapmaktır. Bunun yerine seçilmişlere müdahil olma amacı tarafsız görev yapma kabiliyetine ciddi zarar vermiştir. Bu nedenle Sayın Valimiz konuyu araştırmalı ve Sayın Kaymakam görevden el çektirilmeli ya da istifa etmelidir” diye konuştu. “CİHAZ ALINDI AMA KURULMUYOR” Türkiye’nin hem ekonomik hem de demokrasi krizi içinde olduğunu söyleyen Erbilgin; “Bunun sonuçlarını ilimiz ağır ağır hissetmektedir. Azdavay’da bulunan ve son dönemde yerli ve yabancı ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Çatak Kanyonu Cam Terasa ulaşımı sağlayacak olan yolun Yeni Ekonomik Programa takılması, ihalesinin ertelenmesi kabul edilebilir değildir. Yine yaşadığımız bir krizin sonucu olarak 29 Ekim’den itibaren PEGASUS Kastamonu-İstanbul seferlerini iptal edecek. THY 7 gün olan sefer sayısını 5 güne çekme kararı aldı. KASİAD bu durumun Kastamonu iş dünyasını olumsuz etkileyeceğini söylüyor. Kış aylarında, sisli havalarda uçuşların iptal olmasına engelleyecek Aletli İniş Sistemi (ILS) cihazı sorunu 2014 yılından bu yana gündemde, bir türlü çözülemiyor. Cihaz alındı ama kurulmuyor. Kot farkı nedeniyle ciddi bir hafriyat-dolgu maliyeti doğuyor. Devlet Hava Meydanları yapmıyor, İl Özel İdaresi de ‘Zaten havalimanını köylünün parasından ben yaptım, bu hafriyatın altından kalkamam’ diyor. Yaklaşık 100 milyonluk bir çalışmadan söz ediliyor. Bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor. Ancak bununla birlikte sorumsuz planlamanın nasıl israfa yol açtığının anlaşılması gerekiyor” dedi. “HAYATIMIZI ZORLAŞTIRACAK, BİRÇOK UYGULAMAYI HEPİMİZ YAŞAYACAĞIZ” PEGASUS seferlerinin iptal edilmesinin içinde bulunduğumuz ekonomik krizin bir yansıması olduğunu ifade eden Erbilgin; “Ekonomik karşımıza sadece raflarda fiyat artışı olarak çıkmıyor. Hayatımızı zorlaştıracak, birçok uygulamayı hepimiz yaşayacağız. Örneğin kimi hastanelerde acil ameliyat dışında ameliyat yapılmaması yönünde talimatları duyuyoruz. Bu nedenle havalimanımızda yaşanan sıkıntı, Türkiye’de yaşanan sıkıntıyla doğrudan ilişkilidir” diye konuştu. “‘BEN BU KONULARDA ÖDEME YAPMAYACAĞIM’ DEMENİN BAŞKA BİR HAYLİ ASLINDA” Dolu afetti için gelen ödeneklere ve yapılan açıklamalara değinen Erbilgin; “Sayın Valim talihsiz bir demeçte bulundu. Ülkemizde yaşanan büyük depremler sonrasında devlet, bu tür doğal afet durumlarında vatandaşa yardımcı olmak adına bir fon oluşturmuştu. Sonrasında o fonun başka amaçlarla kullanıldığına hep birlikte şahit olduk. Bu nedenle sosyal devlet anlayışında, başta tarım alanları olmak üzere, halkın mağduriyetlerinin giderilmesinde devletin görev ve sorumlulukları vardır. Bunu da yerine getirmesi gerekir. AKP algı politikalarından biri de bu. ‘Yapmayacağım’ demenin farklı bir formülünü uyguluyor. Kişi başı 483 TL gelir tespiti yaptığın zaman, bu gelirin altında bir gelire sahip insanların yüzde 95’inde zaten araç yoktur. ‘Ben bu konularda ödeme yapmayacağım’ demenin başka bir hayli aslında. Dalga geçiyorsun insanlarla” dedi. “HALKA KARŞI İYİ BİR PROFİLLE ÇIKACAĞIZ” Son olarak yerel seçimlere değinen Erbilgin; “Parti genel merkezimizin gönderdiği genelge de aday olacakların partiden istifa etme süresi ayın 12’sinde sonuçlandı. Belediyecilik anlayışı ortaya koymak için toplantı yaptık. İlçelerimizin önemli bir bölümde adaylarımız belli olmak üzeredir. Ayın 19’dan adaylık için ilk aşamanın son günüdür. Yerel seçimlere parti olarak iyi bir şekilde çıkacağız. Çalışmalarımız devam ediyor. Halka karşı iyi bir profille çıkacağız. Yeterli olgunluğa ulaştığımızda tüm Kastamonu’ya adaylarımızı tanıtacağız. Hızlı bir şekilde ve erkenden seçim çalışmalarımız için iddiamız var. İl ve ilçelerimiz gerekli hazırlıkları yapıyor. Bugün Kastamonu’dan 42 katılımcının olduğu bölge toplantısına gidiyoruz. Ankara’da yapılacak toplantıya Karabük, Kastamonu, Ankara, Eskişehir, Bartın gibi 9 ilimiz var. Yapılacak toplantıda hem Kastamonu hem de Türkiye ile ilgili meseleler konuşulacaktır” diye konuştu.