CHP Bıyıklı ile devam ediyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 35'inci İl Olağan Kongre'si Cumartesi günü Zirve Düğün Salonu'nda gerçekleştirildi. Blok liste ile gidilen seçimlerde mevcut Başkan Muzaffer Bıyıklı 99 delege oyuyla yeniden il başkanı seçilirken diğer aday Hasan Baltacı 84 delege oyu aldı. İl kongresinin gerçekleştirilmesi ile birlikte CHP'nin Ağustos ayında ilçelerde başlayan kongre süreci sona ermiş oldu. CHP İzmir...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 35’inci İl Olağan Kongre’si Cumartesi günü Zirve Düğün Salonu’nda gerçekleştirildi. Blok liste ile gidilen seçimlerde mevcut Başkan Muzaffer Bıyıklı 99 delege oyuyla yeniden il başkanı seçilirken diğer aday Hasan Baltacı 84 delege oyu aldı. İl kongresinin gerçekleştirilmesi ile birlikte CHP’nin Ağustos ayında ilçelerde başlayan kongre süreci sona ermiş oldu. CHP İzmir Milletvekili ve Kastamonu Gönüllü Milletvekili Tacettin Bayır’ın divan başkanlığı yaptığı kongre saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Adaylardan önce kürsüye gelerek milletvekili sıfatı ile bir konuşma yapan CHP İzmir Milletvekili ve Kastamonu Gönüllü Milletvekili Tacettin Bayır, AK Parti iktidarını eleştirdi. “NEDİR BU CUMHURİYET DÜŞMANLIĞI?” Bayır, 1 Kasım seçimlerinin adaletli bir ortamda geçmediğini belirterek, 5 buçuk ay ara ile seçim yapılmasının ve erken seçime gidilmesinin Türkiye tarihinde pek rastlanılmadığına dikkat çekti. Bayır konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şu anda ülkeyi yönetmekte olan 13 yıllık AKP iktidarının ne yazık ki devletin tüm kurum ve kuruluşlarındaki Cumhuriyet değerlerini sistemli bir şekilde yok etmeye planlanmış bir şekilde 2023’ü hedefleyen bir çalışması var. AK Parti artık işi o kadar azıttı ki TBMM’de bile grup başkanı çıkıp, Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsederken Cumhurbaşkanı olarak değil, devlet başkanı diyorlar. Nedir bu Cumhuriyet düşmanlığı? Biz bu partiyi Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet aldık ve ona sonuna kadar sahip çıkacağız. Sistemli biçimde Cumhuriyet ve değerlerini yok etmeye çalışan AKP zihniyeti ve anlayışının Cumhuriyeti yenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bizler kalpaklı Atatürkçülerin torunlarıyız.” “VALİ VE KAYMAKAMLAR AKP İL BAŞKANI GİBİ ÇALIŞTI” Çağdaş ve laik bir ülke olarak Ortadoğu coğrafyasında yaşayabiliyorsak, bunu borçlu olduğumuz kişinin Mustafa Kemal Atatürk olduğunu belirten Milletvekili Tacettin Bayır, 7 Haziran seçimlerinin çok da sağlıklı bir ortamda geçmediğini dile getirdi. Bayır; “Bu vatan binlerce vatan evladının şehit olması üzerine kurulmuştur. Şimdi duyuyoruz ki sistemli bir şekilde Atatürk ve İsmet İnönü’nün isimlerini okullardan, statlardan kaldırarak mevcut Cumhurbaşkanı’nın ismini vermeye çalışıyorlar. 2023 hedeflerinde Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk’ü güçleri yeterse okullardaki Atatürk heykellerini kaldırmayı bile hedef yapmış durumdalar. Bizler asla ve asla Cumhuriyetin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün heykellerinin kaldırılmasına izin vermeyeceğiz. Yönetime geldiklerinden bugüne üniversiteleri ele geçirdiler, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ele geçirdiler. Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu’nu ele geçirdiler. Gazetecilerin üzerine baskı yarattılar, özgür basın diye bir şey kalmadı. Bu şartlar altında 7 Haziran seçimlerine girdik. Çok da sağlıklı bir seçim geçirmedik. 81 ilin valisi ve kaymakamları da devletin valisi ve kaymakamı olarak çalışmak yerine adeta AKP’nin il başkanı gibi çalıştılar. Tabi sonuçları beğenmeyen kaçak saraydaki uzun adam  ‘tekrar seçim’ dedi. Biz CHP olarak onların her türlü usulsüzlüğü yapacağını söyledik ve bütün önlemlerimizi aldık. Çokta başarılı olduk ama tek bir şeyi hesaplayamadık. Örtülü ödenek. Örtülü ödeneği hemen önerge vererek Cumhurbaşkanının kullanmasını sağladılar. 2004’te örtülü ödenekten harcanan miktar 81 milyon TL iken, 2015’te bu 1 Milyar 618 Milyon TL oldu. Peki, bu para nerede, nasıl, kime kullanıldı? Tırlara konularak IŞID’e mi gönderildi, başka yerlere mi gitti, yoksa Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da seçim için mi kullanıldı?  Anadolu insanına para vererek oylarını aldılar. Önce fakirleştirdiler sonra para verip oy istediler ve bu şekilde seçimi kazandılar” şeklinde konuştu. “DİĞER PARTİLER BİR SEVİNME BEKLEMESİN!” “Ortada bir hastalık var ve bu hastalığı tedavi etmeliyiz” diyen Bayır, Kastamonu merkez ve ilçelerinde ne yapılması gerektiğine karar verilerek, plan yapılarak 2019 seçimleri için bir an önce çalışılmaya başlanması gerekliliğini vurguladı.  Kongrenin bitiminin ardından kazanan tarafın kişiler değil CHP olması gerektiğini kaydeden Tacettin Bayır; “Diğer partiler bir sevinme beklemesin. Bu bir bayrak yarışıdır. Bayrak yarışlarında da kazanan ya da kaybeden olmaz. Kastamonu’ya yaraşır bir kongre olacak” şeklinde konuştu. “KASTAMONU’NUN DİVANDA DA BİR MİLLETVEKİLİ VAR” CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır, kendisinin de bir Kastamonu milletvekili olduğunun altını çizerek Kastamonu’nun da CHP’den 3 milletvekili olduğunu kaydetti. Şehrin sorunları ve sıkıntıları açısından elinden gelen her türlü çalışmayı yapacağının sözünü veren Bayır; “Kastamonuluların başımın üstünde yeri var. Ne zaman isterlerse gelebilirler, dinlemeye her daim hazırım. Bir diğer gönüllü Kastamonu Milletvekili Özcan Purçu bir de Türkiye Büyük Millet Meclisi Türkiye Divan Katibi oldu. Kastamonu’nun bir de divanda milletvekili var” dedi. “DEVRES ÇAYI’YLA İLGİLİ ÖNERGEME CEVAP BEKLİYORUM” Tosya ilçe kongresinde Devres Çayı’yla ilgili kendisine gelen bir sorun dolayısıyla TBMM Başkanlığı’na ve ilgili bakanlığa soru önergesi verdiğini belirten Bayır, konuyla ilgili şöyle konuştu: “Tosya’da Devres Çayı ile ilgili bir sorun olduğu bana iletilmişti ben de Ankara’ya gittiğimde TBMM Başkanlığı’na ve ilgili Bakanlığa  ‘Devres Çayı ile ilgili bir ıslah söz konusu mudur? Daha önce vermiş olduğunuz bir baraj sözü var, bu barajı ne zaman yapacaksınız’ diye yazılı soru önergesi vermiştim bu soru önergesinin cevabı henüz Bakanlıktan gelmedi, bekliyorum, bunlar önergeleri alıyor alıyor bir kenara atıyorlar.”  “BAŞARI İÇİN CHP’Lİ KASTAMONULU KADINLAR DA ÇOK ÇALIŞMALI” İzmir’in CHP için sanıldığı kadar kolay olmadığını sözlerine ekleyen Bayır, başarılarının sırrını İzmirli kadınların ve gençlerin olduğunu, kadınların özverili bir şekilde çalıştıklarını kaydetti.  Kastamonu CHP’nin iktidar olmasını istiyorsa çok çalışması gerektiğini vurgulayan Bayır; “Kurtuluş Savaşı’nda kimse evde oturmadı. Bizler de eşlerimizle çocuklarımızla davamıza sahip çıkacağız” diyerek sözlerini sonlandırdı ve kongrenin Kastamonu geleceği için hayırlı olması dileklerinde bulundu. “ÖZVERİLİ BİR ÇALIŞMA İLE MERKEZ BELEDİYEYİ ALABİLİRİZ” Kongrede bir konuşma yapan Daday Belediye Başkanı Hasan Fehmi Taş, kendisinin tek CHP’li belediye başkanı olmaktan sıkıldığını, yalnız kaldığını dile getirerek önümüzdeki seçimlerde özellikle kıl payı kaybedilen belediyeleri geri almak istediklerini kaydetti. Taş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Medarı iftarımız bir tane belediye başkanımız var denmesi çok hoşuma gidiyor ama bunun da bir takım zorlukları var. Ben artık yanımda kardeş belediyeler istiyorum. Ben tek belediye istemiyorum tek başıma mücadeleden yalnızlıktan bıktım. Kıl payı kaybettiğimiz belediyeleri geri almak istiyoruz. Özverili bir çalışma ile çok da zor değil bu. Biz de Daday’ı ekibimle birlikte tek tek kazarak kazanıyoruz. Ekibim özverili çalışıyorlar. Özellikle Daday’da kadın kollarımız çok güçlü. Dokunmadıkları omuz, girmedik ev bırakmadılar. Bundan sonra iktidar partisi ile CHP savaşacak. Merkez belediyeyi de hep birlikte özverili bir şekilde çalışarak alacağımıza inanıyorum. O günleri de hep beraber göreceğiz.” “BİZE İKTİDARDAN BİR ÇÖP BİLE YOK” Nereye giderlerse üvey evlat muamelesi gördüklerini dile getiren Hasan Fehmi Taş; “7 Haziran seçimlerinden sonra bana karşı tavırlar çok değişikti. Her gittiğim dairede ya CHP iktidar ortağı olursa diye ayakta karşılıyorlardı. 1 Kasım’dan sonra ise bütün kapılar kapanmaya başladı. Nereye gitsek üvey evlat muamelesi görüyoruz. Bunlar böyle yapıyor diye biz çalışmayacak mıyız? Daday da her yer çamur, 33 kanalizasyon bitmek üzere, çay ıslahı bitmek üzere. O kadar çok proje var ki. 3 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partili bir belediyenin ekibiyle birlikte neler yaptığını herkes görecek. Kardeş belediyemiz Gaziemir Belediyesi. Bize destek oluyorlar. Alt yapı çalışmalarımı yapıyorum. Üstyapı çalışmalarım için de Çankaya’dan, Yeni Mahalle’den, Beşiktaş’tan, Maltepe’den bir şeyler istiyorum. Çünkü bize AKP’den, iktidardan bir çöp bile yok. Bunu herkes de iyi bilsin” şeklinde konuştu. “BEN BU DAVANIN NEFERİ, BU PARTİNİN HİZMETKARIYIM” Seçim öncesi konuşan CHP İl Başkanı Muzaffer Bıyıklı, kongrelerin daha uzun sürelere yayılarak yapılması gerektiğini dile getirerek; “Bizde kongre deyince sadece seçimler akla geliyor” dedi. Kendisinin bu davanın neferi ve bu partinin hizmetkarı olduğunu belirten Bıyıklı; “1999 yılında CHP İl Eğitim Sekreterliği’ne seçildim. O yıldan buna CHP’ye hizmet etmekteyim. Eğer bana yetki verirseniz Cumhuriyet Halk Partisi’ne hizmet etmeye devam edeceğim. Ben de gençlerle çalışmaktan mutluluk duyuyorum. ‘Akıl yaşta değil baştadır’ diyenlere ben de ‘İnsan hissettiği yaştadır’ demek istiyorum ve ben kendimi genç hissediyorum. Başkanlık hizmetini de yerine getirmeye devam edebileceğimi belirtmek istiyorum. Çalışma raporumuzda da belirttim, biz 7 Ocak 2015 tarihinde MYK tarafından atanmış bir yönetimiz. Atanmış bir yönetimin seçim çalışmaları, seçilmiş yönetime göre biraz daha farklı biraz daha zorluklar içeriyor. Ancak biz bu zorlukları hissettirmedik. 1 yıl içinde elimizden geldiğince çalıştık” şeklinde konuştu. “ÜLKEMİZ 13 YILDIR AKP İKTİDARI TARAFINDAN BASKI İLE YÜRÜTÜLÜYOR” Konuşmasında AK Parti iktidarını da eleştiren Bıyıklı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ülkemiz 13 yıldır AKP iktidarı tarafından baskı ile ele geçirmelerle, zorlamalarla, yıldırma politikaları ile bir yerleri ele geçirme düşüncesi ile yönetiliyor. Son 1 yıl da bunun en yoğun, en ağır bir biçimde yaşandığı dönem oldu. Son 1 yılda ülkemizin geçmişinde yaşamadığımız bir biçimde 2 tane seçimi 5 ay süreyle yaşadık. Aramızda olamayan adaylarımıza bazı partililer sitem ettiler ama ben aramızda olan adaylarımıza teşekkür etmek istiyorum. Gerçekten adaylarımız canla başla özveri ile çalıştılar.” “İNSANLARIMIZ GELECEĞİNİ BORÇLANMIŞ” Ülkedeki çalışma koşulları ve eğitimdeki sorunlara da değinen Bıyıklı; “Ülkemizde çalışanların yüzde 45’i asgari ücretle çalışıyor. Bu hiçbir ülkede görülmedik bir durumdur. 7 Haziran seçimlerinde biz asgari ücretle ilgili adaletsizliği ortaya koyduktan sonra gözler oraya çevrildi. Bir kez daha asgari ücretle bir ailenin geçinemeyeceği ortaya çıktı. Asgari ücretle çalışanların büyük bir kısmı da taşeron olarak çalışıyor. Bu kişilerin iş güvencesi, iş güvenliği yok. Asgari ücreti bile alamıyorlar. Patronları istediği zaman çıkartabiliyor. Çalışma saatleri belli olmayan bu işçilerimiz icabında 12 saat çalıştırılabiliyorlar. Vatandaş aldığı para ile geçinemiyor. İleriye yönelik borçlanmış durumda. Bir araştırmada okudum Türkiye’de 400 milyar lira borçlu vatandaşımız var. İnsanlarımız geleceğini borçlanmış. Krediyle borç kapatır duruma gelmiş. Ülkede üretim yok. Üretim olmadan refah olmaz, kalkınma olmaz. Ülkemizde sadece Cumhurbaşkanı’nın özellikle kendi tercihine göre inşaat sektörü canlı tutulmaya çalışılıyor. Diğer alanlarda üretim ihmal edilmiş. Çiftçimizin işçimizin, sanayicimizin üretmesi istenmiyor. Her şeyi dışarıdan alıyoruz. Eğitim açısından ciddi kaygılarımız var. Cumhuriyet’in temel değerlerinden Atatürk ilke ve devrimlerinden kopuşa doğru giden bir eğitim sistemi uygulanıyor. Eğitim sistemimizin altına nasıl bombalar konulduğu bugün sonuçları alınmaya başlandıkça görülüyor” şeklinde konuştu. “UĞURLU HASTANESİ ÖZEL OLARAK BİR LİNÇ KAMPANYASI İLE DEVRE DIŞI BIRAKILDI” İlimizdeki sağlıkla ilgili problemlere de değinen Bıyıklı, Uğurlu Hastanesi’nin bilinçli bir şekilde devre dışı bırakıldığını iddia etti. Bıyıklı konuyla ilgili şöyle konuştu: “Hükümet sağlıkta çağ atladık diye çok övünüyorlar ama geldiğimiz noktada maalesef paralı bir sağlık sistemi ile karşı karşıyayız. Tedavilerde yüksek meblağlar alınıyor. Bunun adı sağlıkta reform değil, sağlıkta özelleştirmedir. Vatandaşa sağlığı para ile sunmaktır. Kastamonu’daki sağlıkla ilgili karşılaştığımız sorunlara gelince biliyorsunuz Kastamonu sağlıkta 10 yıl önce bölge merkezi olma yolunda hızla ilerleyen bir ildi. Bir bölge  hastanesi konumunda devlet hastanemiz, 2 tane özel hastanemiz ve Hacettepe Tıp Fakültesi bünyesinde kurulan Kastamonu Tıp Fakültesi Üniversite Hastanesi açılma aşamasında idi. Bunların hepsi birer  birer devreden çıkartıldı. Bir özel hastanemiz özel olarak bir linç kampanyası ile devre dışı bırakıldı. Uğurlu Hastanesinin sahibi Doktor Atıf Uğurlu kendisi resmen bir komplo teorisi ile linç edildi. Tıp Fakültesi hastanemiz geleceği ne durumda bilinmez.” “BİR ERKEN SEÇİM DÖNEMİ YAŞAYACAĞIZ” Partisi ile ilgili hedeflerinden de bahseden Bıyıklı hedeflerinin arasında örgütsel birliği sağlamanın birinci sırada ye aldığını belirterek şöyle konuştu: “AKP’nin bir zorlama ile iktidar yapıldığını ve bu zorlamanın da uzun süreli bir iktidarı taşıyamayacağını düşünüyorum. O yüzden bir erken seçim dönemi yaşayacağımızı düşünüyorum. En büyük hedefimiz partimizi büyütmek ve bu amaçla partimize yeni üyeler kazandıracağız. Partide kadın ve gençlere partimizde yer vererek örgütümüzü gençleştireceğiz. Seçim çalışmalarımıza şimdiden başlayarak kararlılıkla başarıya ulaşarak CHP’yi Türkiye’de iktidar, Kastamonu’da birinci parti yapacağız.” “BİZ BU MEMLEKETE HER ZAMAN ÖNDERLİK ETMEYE HAZIRIZ” Hasan Baltacı da seçim öncesi yaptığı konuşmasında sonuç ne olursa olsun kongrenin ülkemize, milletimize ve Kastamonu’ya hayırlı olacağını dile getirerek Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurulduğu günden beri devrimci bir parti olduğunu kaydetti. Baltacı konuşmasını şöyle sürdürdü: “CHP’nin kurulma ihtiyacı dahil olmak üzere bugünkü mücadele ihtiyacı da çağın gereklerini yerine getirmesinden kaynaklanır. 1 Kasım seçimlerinden sonra koşullar bizim için daha da ağırlaşmıştır. Dün mücadele ettiğimiz değerler için eşitlik için, adalet için, özgürlük için, demokrasi içi, barış için, kardeşlik için daha yolumuz var ve Cumhuriyet Halk Partisi bu günün gereğini yapacaktır. Ülkemizin üzerine koyu bir karanlık çökmüştür. Partimiz bu karanlığı aydınlığa kavuşturacak devrimci rolünü oynayacaktır. Ben parti içi mücadelenin galibi ve mağlubu olmadığına inan birisiyim buradan ne bir mağlup çıkacak ne de bir galip çıkacak. Abi kardeş gibi, yoldaş gibi, kardeş gibi çıkacağız. Bugün bizim üzerimizde bir tarihsel görev var. Bu ülkede gazeteciler tutuklandığında bu ülkenin üzerine karabasanlar çöktüğünde, umutsuzluk her tarafı kapladığında, alın teri ayaklar altında ezildiğinde, sokaklarda insanlar öldüğünde ülke yangın yerine döndüğünde siz neredeydiniz diye sorarlarsa buna cevap verebilmek için buradayım. Biz bu memlekete her zaman önderlik etmeye hazırız.” CHP eski Milletvekili Adayı Yılmaz Karakoç, Küre eski Belediye Başkanı Ahmet Demirtaş, Ağlı İlçe Başkanı Hüseyin Çemen, İl Yönetim Kurulu Üyesi Erol Namlı, üye İlhan Çakıroğlu, Emine Tüloğlu ve Eczacı Ayşenur Özden’in de söz aldığı kongrede Başkan Muzaffer Bıyıklı’nın Yönetim Kurulu’nda Nihat Bahçecioğlu, Ertuğrul Çarıkcıoğlu, İlhan Demir, S. Gürhan Gök, İhsan Fakı, Kıvanç Halıcı, Ahmet Hamitoğlu, Turhan Karaçam, Bahar Karagözoğlu, Sibel Karakaş, İ. Sinan Kaptı, Orhan Korkmaz, Güler Köseoğlu, Erol Namlı, Şahin Türkmenoğlu, İsmail Yanmış, Seher Yılmaz, Ü. Yaşar Yılmaz, Selma Yıldırım, Necla Yıldız yer aldı.

Bakmadan Geçme